Ekim ayı ve sonrasındaki 2 ay, stratejik kararların uygulanması dönemidir. Söz konusu dönem; kazanılan perspektifin uygulanması, sonraki yılın planlaması gibi konu başlıkları açısından da değerlidir…
Güneşli plajlar, barbekü partileri, yakın arkadaşlar ya da sessiz günlerin öne çıktığı ‘tatil ayı’ Ağustos kesinlikle geride kaldı. Zihnini revize edenler için ne mutlu. Eylül ise bir tür yüksek enerji eşliğinde ‘yeniden başlangıç’ dönemi değil mi? İşin daha çok düşünüldüğü, ilişkilerin, etkinliklerin ve yeni fikirlerin önem kazandığı haftalar.
Eylül ayını geride bırakmak elbette herkes için kolay değil. Bir tür ‘çarpışma’ ayı olduğu için bazıları dingin haftaların etkisini kolayca geride bırakamayabilir. Bir türlü yazılamayan e-mail’ler, hazırlanması gereken teklifler, geriye atılan randevular ve daha nicesinin ayıdır aynı zamanda Eylül, üstelik yaklaşan Ekim ayının telaşı da cabası…

Yaklaşan Ekim…
Ekim, yüksek profilli şirketler için ‘yılın son çeyreğinin ilk ayı’ anlamı taşır; genelde stresli ve yoğundur, girişimciler için ise anlamı genelde daha sığ sulardadır… Aşağıdaki kararlar genellikle alınmış ve uygulanmaya başlanacaktır;
Aynı çizgide devam etmek
Girişim belli bir çizgide, tutarlı şekilde ilerlemesini sürdürüyor olabilir. İster strateji hatası ister ‘zamanı kollamak’ olsun, çoğu girişimci için aynı şekilde devam edilmesine dair bir yönelim görülebilir. Önceki aylara dair satış rakamlarını tutturmak için bu yönde çalışmalar yürütülmesi karakteristiktir. Ekim ayında, yılın son 3 ayı için derinlemesine kararlar alınması genelde söz konusu olmaz.

Agresif stratejilerle büyümeyi devam ettirmek
Girişimin büyümesi gerekmektedir ve bunun için riskli kararlar alınabilir. Ekim ayı, yılın kalanı ve sonraki yıl için altın değerindedir. Çünkü piyasalarda bir rehavet havası gözlenir, ayrıca tüketici harcamaya yapmaya daha elverişlidir. Özellikle Noel, Yılbaşı gibi dönemler ve ‘seri sonu’ yılı kavramlarla şekillenen pazarlama stratejileri ürün alışverişlerine odaklı girişimler için fırsatlarla doludur.
Yarışta kalmak için çaba sarf etmek
Bazı girişimler için dönüm noktaları vardır. Kimisi, devam etmeye bir şans verirken bazıları fişi çekmenin gerektiğini düşünür. Örneğin ‘Okulların açılması’ ile gelirlerinin artacağına inanan, son derece zor günler yaşanan bir –okul alışverişi- sitesi için Eylül döneminde beklentilerin karşılanması Ekim ve sonrası için devam kararı alınmasıyla sonuçlanabilir.

Son denemeler, fişi çekmeden önce son bir şans vermek
Şu ‘10 girişimimden 9’u başarısızlıkla sonuçlandı’ cümlesini eminiz sıklıkla duymuşsunuzdur. İşin ilginç yanı bu gerçektir, günümüzün milyarlarca dolarlık şirket sahipleri, sayısız başarısızlık hikayesini geride bırakarak başarıya ulaşmışlardır.
Hayatın bir gerçeğidir başarısızlık ve kötüye gidişi artık nihai hal almış bir girişim açısından bu durumu kabullenmek belki de verilebilecek en önemli ve en doğru karardır. Bununla birlikte bazı girişimciler için son bir şans verme dürtüsü söz konusu olabilir. Bir inanç eşliğinde girişimine son şansı verme isteği bu aylarda sıklıkla görülebilir.

Kapatma hazırlıkları
“10 girişimimden 9’u olmadı…”, “Hep denedim, ama yılmadım…” Evet, girişimciler için talihsiz bir durumdur; sıfırdan itibaren meydana getirdikleri, büyütmek için uykularından, eş-dostlarından feragat ettikleri girişimlerine son vermek elbette zordur. Ancak atalarımızın dediği gibi ‘görünen köy kılavuz istemez’, daha fazla kötüye gidilmesi yerine bazen son vermek en iyisidir. Başka fikirler, belki aynı fikrin başka uygulamalarıyla yeniden yürümek gerekebilir.
Rehavetin geride kaldığı Ekim dönemi, aynı zamanda sonraki yılın planlaması ve hazırlıklar için bir başlangıç anlamı da taşır. Finansal anlamda atılacak doğru adımlar (örneğin kira giderlerinden kısılması ya da daha kapasiteli bir yerde konumlanmak gibi) ve psikolojik bazı unsurların hazırlığının yapılması da gerekebilir. En nihayetinde ise yılın son çeyreği, girişimciler için değerlendirilmesi gereken fırsatlarla, alınması gereken kararlarla doludur.