Başarılı bir girişimci olmanın yolu, iş hayatındaki 8 kötü alışkanlıkla vedalaşmaktan geçiyor.
Startup dünyasına giriş yaparak, kendi parlak fikrimizi yeni bir iş modeline dönüştürmek istiyoruz. Bunu yapmak için, maaşlı işlerimizin ve geleneksel ofis hayatının bize kattığı bazı kötü alışkanlıklardan arınmak gerekiyor.
Günlük ve haftalık plan yapmamak
Maaşlı işinizde çalışırken, planları genelde sizin adınıza başkası yapar. Sizin işiniz kendi üstünüze düşen görevleri tamamlamaktır. Ancak bir girişimci olmaya karar verdiğinizde, sadece günlük ve haftalık planlar yapmanız değil, aynı zamanda bunlar için önceliklendirmeleri de belirlemeniz gerekiyor.
E-postalara anlık mesaj muamelesi yapmak
Gelen her e-postayı birkaç dakika içinde yanıtlamaya gayret etmek, sizin karşı tarafa ve işinize olan saygınızı (ya da çok fazla boş vaktiniz olduğunu) gösterir. Buna karşın, bir girişimci olduğunuzda günde belki de yüzlerce e-posta alacaksınız. Eğer bunların tümünü hemen yanıtlamaya kalkışırsanız, gün boyu başka bir iş yapmanız mümkün olmayacaktır.
Rutinlere bağlı yaşamak
Kendinize bir sabah rutini mi belirlediniz? Tebrikler! Ne var ki girişimci olduğunuzda düzeninizin bir anda değişmesine hazırlıklı olmanız gerekiyor. Günün belli saatleri için rutinler oluşturmak, gündelik işleri tamamlama konusunda verimliliği artırsa da, girişimciliğin doğasında olan belirsizlik bu rutinlere fazla bağlanmanıza fırsat tanımayacaktır.
Mola vermemek
“Bugün öğle molasına çıkmayayım da filanca işi halledeyim” demeye alıştıysanız, startup dünyasında sizi bekleyen bitmek tükenmek bilmeyen işlerle tanışana kadar bekleyin. Eğer gün içinde, akşamları ve hafta sonları ihtiyacınız olan molaları vermezseniz, sağlığınız ve verimliliğiniz kısa sürede dibe inecektir.
Bir yaşam biçimi olarak geç kalmak
Ofis çalışanıyken 5-10 dakikalık gecikmeler çoğu zaman mazur görülür. Hele İstanbul gibi trafiğin her zaman bahane edilebileceği büyük bir şehirdeyseniz. Ancak bir girişimci olarak katılacağınız her toplantı, işinizin ve dolayısıyla gelirlerinizin artmasına doğrudan etki edecektir. Böylesi durumlarda gecikmeler, kısa vadede imajınızı, uzun vadede iş ilişkilerinizi zedeler.
Zor kararları sürekli ertelemek
Startup dünyasını geleneksel işlerden ayıran en önemli özelliklerden biri de; büyümenin ancak zor kararlar sonucunda gelmesidir. Masa başı işindeyken çoğu zaman zor kararları başkalarına devredebilir ya da aylarca erteleyebilirsiniz. Ancak bir girişimci olarak her gününüz yeni ve daha çetin bir konuda son sözü söylemekle geçecek.
Hayır diyememek
Girişimci olmadan önce hayır demeyi öğrenmeniz gerekiyor. Her müşteriyi almanız gerekmiyor. Dahası, her yeni müşteri, size ve işinize değer katacak diye bir kural yok. Benzer şekilde, her başvuran adayı da duygusal davranıp işe alamazsınız. Bu konularda hayır demeyi kısa sürede öğrenmezseniz, hem verimlilik hem bütçe yönetimi konusunda sizi zor günler bekliyor.
Aynı anda birden fazla işle uğraşmak
Telefonlarımızda yer alan “çoklu görev” (multitasking) özelliğini gerçek hayatta uygulamak cazip görünebilir. Oysa emin olun, insan beyni öyle işlemiyor. Aynı anda birden fazla iş yaptığınızda, kısa sürede vakit kazanıyor gibi görünseniz dahi her bir işin kalitesi kayda değer biçimde düşecektir. Üstelik, aynı anda birkaç işi yapmak, her işi sırayla halletmekten daha kısa sürmez.
Bonus Kötü Alışkanlık: Verimsiz personelle yollarını ayıramamak
Girişim yolculuğu bir macera olduğu için herhangi bir aşamada ekibe katılan tüm çalışanlar ile duygusal bağlar geliştirilebilir. Çok sevdiğiniz bir dostunuzun veya güvendiğiniz bir iş insanının referansı ile işe aldığınız birileri olabilir. Eğer ekibinize uyumlu değillerse, istediğiniz ve beklediğiniz performansı vermiyorlarsa hiç durmayın! Derhal işine son verin ve yollarınızı ayırın. Aksi takdirde gereksiz bir mali yük sizi meşgul eden en basit probleminiz olacak. Her geçen gün bu personelin omuzlarınızdaki yükü daha da artacak.