Röportaj: Ayşem Sargın, Boeing Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi

Boeing Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi Ayşem Sargın ile Boeing ve Türkiye Girişimcilik Vakfı iş birliğiyle düzenlenen Airpreneurs Programı, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi ve daha birçok konu hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

StartupDostu: Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ayşem Sargın: TED Ankara Koleji’nin ardından ODTÜ Ekonomi Bölümünden 1992 yılında mezun oldum. İlk iş tecrübem Türk Eximbank’taydı, Bankanın Hazine Bölümünde bono piyasaları uzmanı olarak çalışmıştım. Ardından, uzun yıllar Amerikan Büyükelçiliğinde Türkiye-Amerika ikili yatırım ve ticaret ilişkilerinde görev aldım. Sonrasında ise GE’de Kurumsal İlişkiler Direktörü, BP’de Dış İlişkiler Müdürü olarak çalıştım. 2015 yılından bu yana Boeing Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. Bu işi yapan ilk Türk ve ilk kadın olmak benim için mutluluk verici. Emre adında, 14 yaşında bir oğlum var. Beni hep güncel, hep yeni nesille ve teknoloji ile bağlı tuttuğu için çok mutluyum. Belki Emre sayesinde, gelecek, teknoloji, girişimcilik konuları ile işimin ötesinde, kişisel olarak da ilgileniyorum.

SD: Airpreneurs Programı’nın çıkış noktası nedir? Hangi amaçla başlatıldı?

A.S: Boeing olarak, Airpreneurs Programı’nı, girişimciliğin bugünün hızla gelişen ve değişen iş dünyasındaki önemini vurgulamak, gençlerimizi yaratıcı düşünmeye ve havacılıkla daha yakından ilgilenmeye teşvik etmek hedefiyle hayata geçirdik. Türkiye’de sivil havacılığın, çok hızlı ve başarılı büyümesine tanıklık ettik. Önümüzdeki dönemde de biz Türk havacılığının büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu öngörüyoruz. Bu potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesinde girişimcilik kültürünün devreye girmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Türk havacılığının sürdürülebilir büyümesi ve rekabetçiliği, Türkiye ve Boeing’in ortak hedefi. Boeing Türkiye Milli Havacılık Planı kapsamında bu hedefe doğru ilerlerken, Türkiye’nin küresel rekabette fark atmasını sağlayacak faktörün girişimcilik olduğuna gönülden inanıyoruz.

SD: Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz? Şirketler startup’lara destek noktasında yeterli mi?

A.S: Ülkemizdeki genç ve eğitimli nüfusun girişimcilik için çok önemli bir kaynak olduğuna inanıyorum. Bir yandan girişimcilik kültürüne yakın bir ülkeyiz, diğer yandan girişimcilik tanımını hala geleneksel iş kurma anlamında değerlendiriyoruz. Gençliğin yenilikçi fikirlerine, buluşlarına yön verecek mekanizmaların ve platformların çeşitlendirilmesi, derinleştirilmesi, gerçek anlamda bugün dünyadaki girişimcilikle aynı dili konuşmamızı, potansiyelimize ulaşmamızı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi aslında çok gelecek vaat ediyor, yeter ki doğru politikalarla derinleştirilsin ve dünyayla entegre olacak şekilde yön verilsin.

“Girişimcilik büyük şirketler için hiç olmadığı kadar önemli”

Bugün girişimcilik, büyük şirketler için hiç olmadığı kadar önemli. Artık bu şirketler yenilikçi fikirlere ulaşmanın bir yolunun girişimci şirketlerle iş birliği olduğunu görüyorlar. Bu girişimciler için de çok önemli bir fırsat. Projelerin, ürünlerin hızla hayata geçirilmesinde fırsatların her zamankinden çok daha fazla olduğu bir dönemdeyiz. Türkiye’de de yatırımcıların çeşitlendirilmesine, yenilikçi sermayenin mobilize edilmesine yönelik bazı önemli adımlar atıldı. Daha fazla destek gerekli, ama bu bilinçlenmeyle, ihtiyaçla ve zamanla gelişecek bir konu. Türkiye’nin dünya ile bağını düşünürsek, dünyada rekabetçi olabilmek için Türk şirketlerin de trende uyarak girişimciliğe desteklerinin artmasını bekliyorum.

“Yenilikleri yakından takip ediyoruz”

Günümüzde yenilikçi fikirlerin, iş modellerinin, teknolojilerin ortaya çıkmasında start-up’ların önemli rolünü Boeing olarak biz de farkındayız. Geçtiğimiz yıl Boeing, kendi bünyesinde Horizon-X adında bir organizasyon oluşturdu. Buradaki amacımız, yenilikleri yakından takip edebilmek, üzerinde çalıştığımız konuların ötesinde kendi sınırlarımızı zorlamak ve gelişen teknolojilere doğru zamanda girerek önümüzdeki yüzyılda liderliğimizi ve sürdürülebilir rekabetçiliğimizi koruyabilmek. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl şirket satın almaları gerçekleştirdik ve bazı gelecek teknolojilerine hızlı bir giriş yaptık.

“Boeing olarak girişimciliği desteklemeye devam edeceğiz”

Amacımız, küresel ölçekteki yenilikçi fikirlere erişim sağlayarak, trendleri daha iyi okuyabilmek olduğunda, Türkiye gibi öncelikli büyüme hedefi koyduğumuz ülkelerde bu alanda da büyüme fırsatlarımız olduğunu düşünüyorum. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl, Boeing Türkiye Milli Havacılık Planı ile Türkiye’de havacılık alanında stratejik bir ortaklığa gittiğimizi açıkladık.

Planımızdaki iş birliği alanları, sanayi, teknoloji, servis ve ileri kabiliyet geliştirmeden oluşuyor. Bu alanların hepsinde yenilikçi fikirlere, iş modellerine yer var. Sanayi tarafında başarı sadece en iyi ürünü üretmekten geçmiyor. En verimli olanın üretildiği, maliyetlerin minimize edildiği, yeni bir materyalin kullanıldığı bir iş modeli, Boeing’in yeni en iyi uygulaması olmaya aday olabilir. Örneğin, biz, son birkaç yılda İstanbul Teknik Üniversitesi‘nde bir Kabin İçi Hava Filtre Sistemi projesini destekledik. Bugün İTÜ’lü mühendislerin geliştirdiği bu sistemin prototipi yapıldı ve ticarileşmesi ile ilgili değerlendirmelerimiz sürmekte. Bunun gibi daha pek çok başarılara birlikte imza atacağımıza hiç şüphem yok.

Boeing olarak, dünyada da Türkiye’de de teknolojide öncü şirket olma sorumluluğuyla girişimciliği desteklemeye devam edeceğiz.