Girişimciler için bilimsel ipuçları ile etkili sunum teknikleri

Ayakların konumu, ellerin omuzdan değil de dirsekten çıkması, göz teması, nefes kontrolü ve daha fazlasıyla etkili bir sunum için temel gereklilikler.

İletişimin altın değerinde olduğu bir çağ, bunun için sayısız imkan, ancak genelde belirli süreler içerisinde gerçekleştirilme gerekliliği, duruşla, ses tonuyla, bakışlarla tümü belli ölçüdeki gereklilikler.

Avantaj noktaları, dezavantaj unsurları… Ekibe yeni bir yazılımcının dahil edilmesi sürecinden tutun da ailenize ne yaptığından bahsetmek istemenize kadar sayısız şekilde ortaya çıkan ‘iletişim ihtiyacının’ belki de en önemli olduğu deneyimlerin başında ise proje sunumları gelir.

Genelde bir ekranın önündeki/ya da ekran olmaksızın gerçekleştirilen bu anlar, arkasında bazen on binlerce TL’lik fon sağlayacak bir yarışmayı kazanıp kazanmadığınızı, bazen uluslararası bir ödülü barındırır. Yatırımcıların karşısındaki sunumlar son derece çetindir. Genelde hemen herkes için streslidir, zorludur, aynı hedefi gözeten rakipler vardır, süre kısıtlamaları, beklentiler, size odaklı bolca göz de cabası…

Neyse ki bu önemli anlara genellikle çalışılmıştır, nelerin söyleneceği, zamanın nasıl kullanılacağı aşağı yukarı bellidir. Ancak bazen sadece duruşunuz bile anlatımınızı başlı başına sorunlu hale getirebilir. İşte eğitim metadolojisi olarak ele alınan etkili sunum tekniklerini esas alarak bu küçük gibi görünen ama son derece kritik öneme sahip noktalardan söz edeceğiz.

1- “El, dirsekten itibaren”

Sunum sırasında yapılan en büyük yanlışlardan biri de bazen sadece bir alışkanlık bazense özgüvenle ilgili olduğu için omuzdan itibaren çıkan ellerdir. Uzmanlar; insanların sadece size odaklı olduğu o kısıtlı zamandaki etkili bir sunum için ellerin omuzdan değil, dirsekten itibaren çıkarılması gerektiğini savunuyorlar.

2- Kolların açılması

Topluluk önündeki konuşmalarda artı puana kim hayır diyebilir ki? Hem de çok basit bir şekilde; kolları dirsekten itibaren açarak onları kucaklıyormuş betimleyişi oluşturmak mümkün.

3- Iıııııı’lar!

Hazırlıksız olmak, yeterince özveride bulunmamak, ansızın yakalanmak gibi nedenlere bağlı olabilen bazense sadece heyecanlı bir yapının sonucu olan konuşurken kelime aralarındaki-genelde başlarındaki-ıııı’ları yok etmek avantaj sağlayacaktır. Özetle etkili bir sunumda ıııı’lar olmamalı.

 4- Ayaklar

Duruş önemli; yetmez, dengeli ve olumlu bir sunum için çok önemli. Dik olunması çok genel bir bilgi olacak, bunu geçebiliriz, ayrıca herkesin dik durmayı sunumlarında olmazsa olmaz gereklilik şeklinde benimsediğini de biliyoruz, konumuz ayaklar. Uzmanlar, ayakların tamamen yere basması gerektiğini, üstelik ayak burnunun tabanının gözükmemesi gerektiğini belirtiyorlar.

 5- Göz teması ve yüze dair detaylar…

Yürüyerek anlatı hoş bir seçim olabilir, ancak burada yüzün anlatılan kişilere ya da dinleyicilere dönük olması gerekliliği kesinlikle es geçilmemesi önemli detaylardan. Ayrıca uzmanlara göre göz teması asla terk edilmemeli, birden fazla kişiye anlatımlarda eşit sürelerle ve dengeli şekilde her dinleyicinin gözüne bakılarak temas sağlanmalı.

6- “Ayak üzerinde yaylanmak…”

Bir diğer duruş tavsiyesi de ayaklarla ilgili. Ayaktayken ayak üzerinde yaylanmalar, otururken sağa sola dönmek… Genel itibarıyla duygu durumlarına dair kontrolsüzlük işaretleri arasında yer alırlar. Antipati yaratmayan bir sunum için öne ve yana doğru yaylanılarak sağlanan duruştan kesinlikle kaçınılması gerekir. 

7- Kafa sağa-sola oynamamalı

Amacımız tuhaf davranışların olmadığı, seri ve güçlü bir anlatı… İşte bir engel daha; sağa-sola oynayıp duran bir kafa. Son derece antipatik, odak dağıtıcı ve negatif bir sunum etkisi için birebir, önlenmeli, çaba harcanmalı ve sonuç olarak kati suretle uzak durulmalı.

8- Yüz mimikleri

Mimikler elbette bir kişilik yönü, genelde istemsizler, farkında olunmadan yapılırlar; ancak şu da gerçek ki sunum sırasında kalkan tek kaş, hafif kısılan tek göz, alnın kaldırılıp indirilmesi gibi yüze dair çeşitli mimikler yanlış anlaşılmalara neden oluşturabilir. Sorulan bir sorunun ‘hafife alınmış’ ya da ‘basite indirgenmiş’ bir şekilde algılandığı ve cevap verildiği hissiyatı doğurabilir. Bu yüzden mimiklerden mümkün olduğunca kaçınılması tavsiye ediliyor.

9- Nefes ve kontrol

Nefesin bu heyecanlı anlarda kontrollü şekilde alınıp verilmesi… En zorlu konudur. Nefes alıştırmaları yapmak, sakin kalmaya yönelik motivasyon ve başka yöntemlerle, ama bir şekilde nefesin kontollü alınıp verilmesiyle beraber gerçekleştirilen anlatıların etkili sunumların ortak özellikleri arasında olduğunu belirtebiliriz.