Röportaj: Rauf Ateş, Startup Dergisi Yayın Direktörü

Startup dünyasını yakından tanıyan ve bu dünyanın destekleyici liderleri arasında bulunan, aynı zamanda StartupDostu Şirketler projesinin destekleyicisi Startup Dergisi Yayın Direktörü M. Rauf Ateş ile bu projeyi nasıl değerlendirdiklerini konuştuk.

StartupDostu fikri hangi düşüncelerden ve ne şekilde doğdu?

Startup Dostu Şirketler projesi, Bizz Consulting tarafından geliştirildi ve Endeavor Türkiye ile TOBB Genç Girişimciler Kurulu ile birlikte hayata geçirildi. Startup dergisi olarak biz destek verdik.

Girişimcilik, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişiyor. Ardı ardına yeni startup’lar kuruluyor, bunlardan bazıları önemli düzeylere geliyor.

Ancak, startup’ların gelişmesi, ABD ve Avrupa’da olduğu gibi bir ekosistem ile mümkün. Bunun yolu da çeşitli unsurlardan oluşan bir sistem ve ortasında da Startup’lar için Dost Şirketlerin yer almasıdır. Projenin odağında ve bizim desteklememizin arkasında da tam bu var. Girişimcilik yükseliyor, girişimci sayısı artıyor ama artık çok sayıda tarafın bu konuya destek olması, hatta işin bir parçası olması gerekiyor.

Avrupa Birliği de bu tarz projeleri destekliyor, yarışmalarla en iyileri gündeme taşıyor. Projeyi yaparken önemli ölçüde Avrupa Birliği’nin desteklediği projeden esinlenildi.

İşletme ve kurumların StartupDostu olması neden bu kadar önemli?

Herkes startup’ları konuşurken, aynı zamanda bu işin bir parçası olmaları da gerekir. Sadece etkinliklerde dinleyerek, medyada okuyup hikayelerini beğenerek bir yere varamayız. Hatta sadece melek ya da girişim sermayesi yoluyla para koyarak da onlara tam katkı yapamayız.

Eski atasözünü biliyoruz. “Balık tutmayı öğretmek” gerekiyor. Startup dünyasında da benzer yoldan gitmenin önemine inanıyorum. Böyle baktığımızda ancak startup’ları geliştirmek, Batı dünyasındaki ölçeklerine ulaşmalarına katkıda bulunmak mümkün.

Sizce bir kurum veya işletmeyi StartupDostu olarak tanımlamak için hangi kriterler gerekli?

Bu tür araştırmaların temel kriterleri dünyanın her tarafında aşağı yukarı aynıdır. Bir şirketin “dost” olması için, öncelikle liderin ve şirket kültürünün bu konuyu benimsemesi gerekiyor. Bazı şirketler, startup’lardan alım kotaları koyabiliyorlar. Örneğin, alımların yüzde 10’unu startup’tan yapacağız diyorlar. Bu önemlidir. Bir bölümü melek yatırımcılık yapabiliyor. Kulukça ve hızlandırıca merkezleri açan şirketler de var. Bazı şirketler, startup’ları satın alabiliyor ya da onları şirket bünyesine davet edebiliyor. Bazı şirketlerde lider, aynı zamanda startup mentoru olabiliyor. Bunların tamamını ya da önemli bölümünü yaptığınızda, zaten Startup’ların gönlüne giriyorsunuz.

Startup ekosistemi içinde yer almaya çalışan her şirket StartupDostu olarak tanımlanabilir mi?

Startup Dostu olmak için bir yerden başlamak gerekiyor. Startup’lara mentorluk yapan bir CEO’a sahip şirket de bu kapsama girebilir. Ancak, Startup Dostu Şirketler anketi ve ödülüne baktığınızda, bu bir yolculuk… Bir kriteri yerine getirebileceğiniz gibi tamamını da bir şekilde uyguluyor olabilirsiniz. Algı ve itibarınız da uygulama yoğunluğuna göre değişir. İdeali hepsini yapabilecek bir düzeye ulaşmaktır.

StartupDostu olamayan/olamayan işletmeler için teknolojik açıdan gelecek daha mı çok soru işareti barındırıyor? Bu kaçınılmaz bir mecburiyet midir? Yoksa bir sosyal ve ticari bir bilincin sonucu mudur?

Giderek daha şirketin bu alana girdiğini görüyoruz. Yeni dünyayı, yeni teknolojileri anlamak için Startup’lara yakın olmak önemli bir silah… Ancak, bunun bir zorunluluk olduğunu söylemek ileri bir düşünce olur…Bu bir öncelik ve şirketin stratejisinin içinde nasıl konumlanacağına bağlı bir yaklaşım… Yaparsanız, yeni dünyayı, yeni yükselen kuşağı anlamak, şirketin bünyesinde olmayan teknolojileri çekmek için bir araç olabilir. Yapmazsanız da başka enstrümanlarla kapatıp yolunuza devam edebilirsiniz.

StartupDostu olmak için öne çıkan belirli sektörler olduğunu düşünüyor musunuz? Eğer böyle sektörler varsa bunların StartupDostu olmak açısından ne kadar başarılı olduğunu düşünüyorsunuz?

Araştırmada öne çıkan şirketler ve son dönemde bu konuda çalışanlara baktığınızda, her sektörde örnekleri olduğunu görüyoruz. Ancak, bazı sektörler, rekabet ve teknoloji nedeniyle daha fazla öne çıkıyor. Bankacılık, elektronik, sigortacılık, otomobil, telekom ilk aklıma gelenler… Ancak, gıda, perakende, sağlık da giderek daha fazla ilgi çekiyor. Bunun yanında Türkiye’de gayrimenkulü bu kapsamda göremiyoruz. Bana göre önümüzdeki dönemde onlar da katılmak zorunda kalacaklar.

Bu sene ilk kez Startup Dostu ödül törenini gerçekleşti. Bu ödüller bir gelenek haline gelecek mi? İleriye dönük planlarınızı paylaşır mısınız?

Startup Dostu Şirketler Ödülü, jenerik ve temeli sağlam olan bir proje… Yeni projelerde birkaç konuya bakmak lazım. Birincisi, jenerik olup olmadığı… Bu konuda hiç tereddüt yok. Avrupa’da da benzerleri yapılıyor. İkincisi, ödül konusuna ilgi var mı? Bunun da çok yüksek olduğunu, şirketlerin Patron ve CEO düzeyinde katıldıklarını gördük. Üçüncü taraf ise Startup’lar… Onlar da beklenenden fazla ilgiyi gösterdiler. Bir ödül/anket başlatmak kolay, devam ettirmek zordur. Ancak, TOBB GKK ve Endeavor da işin içinde… Ben ileriye doğru gideceğine inanıyorum.

Son olarak tüm soru ve ceapları alt alta koyduğumuz zaman StartupDostu olmak bir mecburiyet gibi algılanmalı mıdır? Burada sınırlardan bahsedebilir miyiz?

Yeni iş dünyasında hiçbir şey mecburiyet değil. Hayat zorluyor ve siz gönüllü olarak katılıyorsunuz. Bazı şirketler “iş olsun” diye, bazıları da “gönülden” yapıyor. Kazananlar gönülden, stratejilerinin içine gömülü yapanlardan çıkacak.