Girişimciler için hamamböceği olmak!

Unicorn startup dönemi bitti! Artık herkes hamamböceği (cockroach) girişim istiyor. Peki, bu girişimleri popüler yapan özellikler neler?

Benzersiz bir iş fikri bulup, baş döndürücü bir büyümeyle hem müşteri kitlesi hem yatırımcılar açısından “ana akıma” ulaşmak ve 1 milyar dolar pazar değerini aşmak. Geçtiğimiz yıla damgasını vuran teknoloji startup’larının, “unicorn”ların öyküsü böyle özetleniyor.

Yatırımcıların, unicorn olmayı hedefleyen girişimlere olan bakış açısı ise hangi yılda olduğunuza göre önemli ölçüde farklılık gösteriyor. 2016 yılında Silikon Vadisi dahil her yerde yatırımcılar, kıymetli sermayelerini emanet edecekleri, yatırımdan hızlı ve yüksek dönüş alacakları girişimleri kovaladı. Ancak takvimler 2017’yi gösterirken, “unicorn” denince akla başarı hikayelerinden çok, pazar değeri 2,7 milyar dolara ulaştıktan kısa süre sonra iflas bayrağı çeken POWA Technologies gibi örnekler geliyor.

Yatırımcılar artık küçük ama sağlam adımlarla ilerleyen, zamana ve ekonomik çalkantılara son derece dayanıklı, hem kullanıcıya hem kendilerine güven telkin eden girişimler arıyor. Bu tür girişimlere hamamböceği girişimler deniyor. Bu yeni ve sıradışı klasmanın adı, nükleer felaket sonrasında dahi hayatta kalma potansiyeline sahip olan küçük ve biçimsiz ama muazzam dayanıklılığa sahip hayvanlardan geliyor.

Peki, yatırımcıların bir anlamda istikrar arayışının meyvesi olan bu tür girişimler, hangi özellikleriyle öne çıkıyor?

Önce Hizmet

Google, kendi dönemi için müthiş bir hamamböceği girişim örneği. Uber de öyle. Bu iki servis de, para kazanmaktan önce sundukları hizmete odaklandılar. Gelir modeli kurgulamadan önce, insanların gerçek bir ihtiyacını çözmeye odaklandılar. Zamana dayanıklı bir girişime hayat vermenin yegane yolu da budur: İnsanlar için ihtiyaç üretmek yerine, insanların gerçekten sahip olduğu bir ihtiyacı keşfetmek ve ona uygun bir hizmet geliştirmek. Hamamböceği girişimler için sunulan hizmetin kendisi, kurulacak iş modelinden önce geliyor.

Önce Tasarruf

Elbette paraya değil, hizmete öncelik vermek; aynı zamanda her noktada ciddi bir gider yönetimi gerektiriyor. Gelen yatırımı ihtişamlı ofislere, namı kendinden önce giden yeteneklere, motivasyon gezilerine harcamak; özellikle sürdürülebilir bir iş modeli kurgulaması vakit alacak girişimlerde iflas bayrağının habercisidir. Hamamböceği girişimler, bu nedenle tıpkı eşten dosttan aldığı borçla dükkan açan bir esnaf, bir KOBİ gibi hareket ediyor ve asla gereksiz harcama yapmıyor.

Önce Kontrol

Büyük yatırımla birlikte, büyük müdahale gelir. Sermaye yatırımı dünyasının acımasız gerçeklerinin başında bu geliyor. Milyon dolarlık yatırımları har vurup harman savuran pek çok girişimin arkasında, kısmen de olsa yatırımcıya “cici görünmek” gibi kaygılar yer alıyor. Oysa hamamböceği girişimler için dayanıklılık her şeyden önce geliyor. Bu nedenle bu tür girişimler, sadece gerçekten ihtiyaç duydukları (bkz: Önce Tasarruf) kadar yatırım alıp, şirketin gidişatında kontrolü ellerinde tutmaya öncelik veriyorlar.

Startup dünyasında her yeni trendi tanımlayan bir benzetme, bir de değer ortaya çıkıyor. Hamamböceği bir benzetmeyse, onun tarif ettiği değer de “zaman” olarak özetlenebilir. Çünkü hamamböceği girişimlerin en önemli sermayesi, iş fikrini sürdürülebilir bir gelir modeline dönüştürene kadar harcadıkları geniş zaman dilimi oluyor.